top of page

Verimli Ders Çalışmanın Önündeki Tuzaklar

  • 12 dakika önce
  • 2 dakikada okunur
Mavi kapüşonlu çocuk masada başını tutuyor; yanında ders kitapları, açık kitap, çalar saat ve Haftalık Plan notu var.

Ders çalışmak için masaya oturduk. Kitaplar açık, kalem elimizde ve hedefimiz belli: “Bugün çok verimli çalışacağım!”

Peki neden bazen saatlerce masada oturmamıza rağmen istediğimiz kadar ilerleyemiyoruz?

Çünkü verimli çalışmanın önünde, çoğu zaman fark etmeden düştüğümüz bazı küçük tuzaklar bulunuyor.



“Saatlerce Çalışırsam Daha Çok Öğrenirim” Tuzağı

Uzun süre masa başında kalmak her zaman verimli çalışmak anlamına gelmez.

Önemli olan yalnızca kaç saat çalıştığımız değil, o süreyi nasıl kullandığımızdır.

Saatlerce aynı konuya bakmak yerine belirli aralıklarla çalışmak, kısa molalar vermek ve çalışma hedefini önceden belirlemek daha sürdürülebilir bir çalışma düzeni oluşturabilir.

Bazen üç saat boyunca verimsiz çalışmak yerine, dikkatli geçirilen bir saat çok daha faydalı olabilir.

“Telefon Yanımda Dursun, Bakmam” Tuzağı

Telefon masada sessizce duruyor olabilir. Ancak ekranda beliren bir bildirim, gelen bir mesaj veya telefona bakma isteği dikkatimizi bölebilir.

“Bir dakika bakıp çıkacağım.” düşüncesi ise bazen planlanandan çok daha uzun bir molaya dönüşebilir.

Bu nedenle ders çalışırken telefonu çalışma alanından uzaklaştırmak ve bildirimleri kapatmak, dikkati korumak için basit ama etkili bir adım olabilir.

“Aynı Anda Her Şeyi Yapabilirim” Tuzağı

Ders çalışırken müzik dinlemek, mesajlaşmak, sosyal medyayı kontrol etmek ve bir yandan soru çözmek…

Çoklu görev yapabildiğimizi düşünsek de dikkat gerektiren işler arasında sürekli geçiş yapmak öğrenmeyi zorlaştırabilir.

Özellikle yeni bir konu öğrenirken tek bir göreve odaklanmak, bilgiyi anlamlandırmayı kolaylaştırabilir.

“Sadece Okuyayım, Nasıl Olsa Öğrenirim” Tuzağı

Kitabı tekrar tekrar okumak, çalışmanın en kolay yollarından biri gibi görünür. Ancak öğrenmek yalnızca okumaktan ibaret değildir.

Okuduğumuz konuyla ilgili kendimize sorular sormak, konuyu kendi cümlelerimizle anlatmak, örnek sorular çözmek ve öğrendiklerimizi hatırlamaya çalışmak bilgiyi daha aktif şekilde işlememize yardımcı olabilir.

Kendimize şu soruyu sorabiliriz:

“Kitabı kapattığımda bu konuyla ilgili neleri hatırlayabiliyorum?”

“Nereden Başlayacağımı Bilmiyorum” Tuzağı

Bazen çalışmamız gereken konular o kadar fazladır ki nereden başlayacağımızı bilemeyiz. Bu durum ertelemeyi kolaylaştırabilir.

Bunun yerine hedefi küçültmek işe yarayabilir. “Bugün matematik çalışacağım.” demek yerine, “Bugün 20 soru çözeceğim ve yanlış yaptığım soruları inceleyeceğim.” gibi daha somut bir hedef belirlemek çalışmaya başlamayı kolaylaştırabilir.

Uyku ve Dinlenmeyi İhmal Etmek

Daha fazla çalışmak için uykudan ve dinlenmeden vazgeçmek kısa vadede daha fazla zaman kazandırıyor gibi görünebilir. Oysa öğrenme sürecinde yalnızca çalışma zamanı değil, dinlenme ve uyku da önemlidir. Yorgun bir zihinle saatlerce çalışmak yerine, yeterli dinlenmenin ardından daha dikkatli çalışmak çok daha verimli olabilir.

Peki Daha Verimli Nasıl Çalışabiliriz?

Verimli ders çalışmak için kusursuz bir program hazırlamamız gerekmiyor. Öncelikle bizi en çok zorlayan tuzağı fark etmek yeterli olabilir.

•      Telefonu çalışma alanından uzaklaştırmak,

•      Çalışma öncesinde net bir hedef belirlemek,

•      Düzenli ve planlı molalar vermek,

•      Öğrendiklerimizi aktif olarak tekrar etmek,

•      Uyku ve dinlenmeye zaman ayırmak,

•      Çalışmayı küçük ve ulaşılabilir parçalara bölmek…

Bunların her biri küçük birer adım olabilir.

Unutmamak gerekir ki verimli ders çalışmak, masada en uzun süre oturmak değil; zamanı, dikkati ve enerjiyi doğru yönetebilmektir.

Bazen daha fazla çalışmanın yolu daha uzun süre masada kalmaktan değil, çalışmamızı engelleyen tuzakları fark etmekten geçer.

 
 
 

Yorumlar


  • Whatsapp
  • Facebook
  • YouTube
  • Instagram
bottom of page