Bir Şekerleme Beklemek: Öz Denetim Bize Ne Öğretiyor?
- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur

Bir çocuğun önüne çok sevdiği bir şekerleme koyduğunuzu düşünün.
“Şimdi yiyebilirsin. Ama biraz beklersen bir tane daha alabilirsin.”
Sizce kaç çocuk beklemeyi tercih eder?
Bu basit gibi görünen durum, yıllar önce psikolog Walter Mischel ve çalışma arkadaşlarının çocukların öz denetim ve erteleme becerilerini incelemek amacıyla gerçekleştirdiği ünlü Marshmallow Deneyi ile gündeme geldi.
Marshmallow Deneyi Neydi?
1960’lı yıllarda gerçekleştirilen çalışmalarda çocuklara bir şekerleme sunuldu ve araştırmacı geri dönene kadar beklemeleri hâlinde ikinci bir şekerleme daha alabilecekleri söylendi.
Bazı çocuklar beklemeyi tercih ederken bazıları şekerlemeyi hemen yemeyi seçti.
Ancak deneyin asıl dikkat çekici tarafı yalnızca “Kim bekledi?” sorusu değildi.
Bazı çocukların beklerken dikkatlerini şekerlemeden uzaklaştırmaya çalıştıkları; başka şeylere baktıkları, şarkı söyledikleri veya farklı şekillerde kendilerini meşgul ettikleri gözlemlendi.
Bu bize önemli bir noktayı gösteriyor:
Öz denetim yalnızca kendimize “hayır” demek değildir. Dikkatimizi ve davranışlarımızı hedefimiz doğrultusunda yönetebilmektir.
Peki Öz Denetim Nedir?
Öz denetim; kişinin istediği bir şeyi hemen yapmak yerine, daha önemli bir hedef doğrultusunda davranışlarını düzenleyebilmesi anlamına gelir.
Örneğin;
• Ders çalışmak isteyen bir öğrencinin telefonunu bir süreliğine kenara bırakması,
• Oyun oynamak istediği hâlde ödevini tamamlamayı tercih etmesi,
• Çok sevdiği bir yiyeceği hemen tüketmek yerine belirlediği zamana kadar beklemesi,
• Öfkelendiğinde hemen tepki vermek yerine biraz durup düşünmesi
öz denetim becerisine örnek olabilir.
Öz Denetim Doğuştan Gelen Bir Özellik mi?
Hayır. Öz denetim geliştirilebilen bir beceridir.
Çocuklar büyüdükçe beklemeyi, plan yapmayı, dürtülerini kontrol etmeyi ve hedeflerine uygun davranmayı öğrenirler. Bu süreçte ailelerin ve eğitimcilerin yaklaşımı önemli bir rol oynar.
Çocuğa sürekli “Sabret!”, “Kendini kontrol et!” demek yerine, öz denetim becerisini kullanabileceği küçük fırsatlar oluşturmak daha etkili olabilir.
Örneğin çocuğun bir oyuncağı hemen almak yerine bir süre beklemesi, bir etkinliği tamamladıktan sonra oyun zamanına geçmesi veya kendi çalışma planını oluşturması bu beceriyi günlük yaşam içerisinde destekleyebilir.
Günümüzün Marshmallow’u Ne?
Bugün çocukların önündeki “şekerleme” yalnızca bir şekerleme olmayabilir.
Bir telefon bildirimi, kısa bir video, bilgisayar oyunu veya sosyal medya içeriği de çocuğun dikkatini hemen çekebilir.
Tam ders çalışmaya başlayacakken gelen bir bildirim…
“Bir tane video izleyeyim.” düşüncesi…
“Önce oyun oynayayım, sonra ders çalışırım.” yaklaşımı…
Bunların hepsi çocuğun anlık haz ile daha uzun vadeli hedef arasında seçim yapmasını gerektirir.
Bu nedenle günümüzde öz denetim, dijital dünyada giderek daha önemli bir beceri hâline geliyor.
Çocuğa Beklemeyi Değil, Kendini Yönetmeyi Öğretmek
Marshmallow Deneyi bize yalnızca “bekleyen çocuk daha başarılı olur” mesajını vermemelidir. Sonraki araştırmalar, öz denetim ile yaşam sonuçları arasındaki ilişkinin çocuğun çevresi, koşulları ve başka birçok faktörle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermiştir.
Asıl önemli mesaj şudur: Çocukların isteklerini, duygularını ve davranışlarını yönetmeyi öğrenmeleri; okul yaşamından sosyal ilişkilere kadar pek çok alanda işlerine yarayabilecek bir beceridir. Bu beceri bir günde kazanılmaz. Bazen bir şekerlemeyi beklemekle, bazen telefonu masadan uzaklaştırmakla, bazen de öfkelendiğinde birkaç saniye durup düşünmekle başlar.
Çünkü öz denetim, kendimize “hayır” demekten çok, “Benim için gerçekten önemli olan ne?” sorusuna cevap verebilmektir.



Yorumlar