top of page

Bir “Merhaba”dan Daha Fazlası: Selamlaşmanın Sosyal ve Duygusal Gelişimdeki Önemi

11 Ağu
2 dakikada okunur

Sabah okula gelen bir çocuğun öğretmenine “Günaydın” demesi, arkadaşını gördüğünde “Merhaba” demesi ya da okuldan ayrılırken “Hoşça kal” diyebilmesi…

Günlük hayatımızda çok sıradan görünen bu davranışlar, çocukların sosyal ve duygusal gelişimi açısından düşündüğümüzden çok daha önemli olabilir.

Çünkü selamlaşmak yalnızca bir nezaket davranışı değildir. Aynı zamanda “Seni gördüm, seni fark ettim ve seninle iletişim kurmaya hazırım.” mesajını taşıyan küçük ama güçlü bir sosyal beceridir.

Selamlaşmak Bir İletişim Başlangıcıdır

Çocuklar sosyal ilişkiler kurmayı zamanla öğrenirler. Bir arkadaşının yanına gidip “Merhaba” demek, oyuna katılmak için ilk adımı atmak veya bir yetişkine “Günaydın” demek, çocuğun iletişim başlatma becerisini destekler.

Bu nedenle selamlaşma, çocukların sosyal ortamlarda kendilerini ifade etmeleri için önemli bir başlangıç noktasıdır.

Özellikle çekingen veya yeni bir ortama uyum sağlamakta zorlanan çocuklar için küçük sosyal adımlar zamanla daha büyük iletişim becerilerine dönüşebilir.

“Seni Fark Ettim” Mesajı

Birinin bize gülümseyerek “Günaydın” demesi nasıl hissettirir?

Bazen küçücük bir selam bile güne daha iyi başlamamızı sağlayabilir.

Çocuklar için de selamlaşma, fark edilme ve ait olma duygusunu destekleyebilir. Sabah sınıfa giren bir öğrencinin öğretmeni ve arkadaşları tarafından karşılanması, okulun yalnızca ders öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda sosyal bağların kurulduğu bir ortam olduğunu hissettirebilir.

Selamlaşmak Öğrenilebilir Bir Beceridir

Bazı çocuklar sosyal ortamlarda kendiliğinden selamlaşabilirken bazı çocuklar bunu yapmakta zorlanabilir.

Bu durumda “Neden selam vermiyorsun?” şeklinde baskı oluşturmak yerine, davranışı modellemek ve fırsat oluşturmak daha etkili olabilir.

Örneğin yetişkinin çocuğa her sabah “Günaydın” demesi, çocuğun arkadaşlarıyla karşılaşırken nasıl selamlaşabileceğini göstermesi ve uygun davranışı fark edip takdir etmesi sosyal becerinin gelişmesine yardımcı olabilir.

Okul ve Aile Birlikte Destekleyebilir

Selamlaşma alışkanlığının yalnızca okulda kazandırılması beklenmemelidir.

Evde aile bireylerinin birbirlerini karşılaması, misafir geldiğinde selamlaşması, bir yerden ayrılırken vedalaşması çocuğa güçlü bir sosyal model sunar.

Okulda ise öğretmenlerin ve diğer yetişkinlerin öğrencilerle selamlaşması, çocukların bu davranışı doğal bir iletişim biçimi olarak görmelerini sağlar.

Burada önemli olan, çocuğu zorlamak değil; selamlaşmanın neden değerli olduğunu yaşatarak göstermektir.

Küçük Bir Selam, Büyük Bir Sosyal Beceri

Selamlaşmak basit bir davranış gibi görünse de çocuklara;

•      İletişim başlatmayı,

•      Karşısındaki kişiyi fark etmeyi,

•      Sosyal ortamlarda kendini ifade etmeyi,

•      Bulunduğu gruba ait hissetmeyi,

•      Günlük iletişim kurallarını öğrenmeyi

destekleyen önemli fırsatlar sunar.

Bu nedenle çocuklarımıza yalnızca “Selam ver.” demek yerine, biz de onlara selam verelim. Çünkü çocuklar sosyal becerileri yalnızca anlatarak değil, görerek, yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenirler.

Ve bazen bir çocuğun sosyal dünyasına açılan kapı, düşündüğümüzden çok daha küçük bir kelimeyle başlayabilir:

“Merhaba.”

 
 
 

Yorumlar


  • Whatsapp
  • Facebook
  • YouTube
  • Instagram
bottom of page